Makale

SANAL GERÇEKLİK: Deneyimin Şiddetli Dünyası

0

Dijital teknolojilerin, özellikle de etkileşimsel iletişim teknolojilerinin neredeyse tüm toplumsal oluşumları hızla şekillendirdiği zamanlarda yaşıyoruz. Fiziksel yakınlığın riskli olduğu Pandemi döneminde sanal gerçeklik (VR) teknolojileri ise gençler arasında daha çok ilgi çekmeye başladı. Pandemi koşullarında çok uzun süredir tekdüze mekanlarda kapalı kalmış zihinler için, yeni bir gerçekliğin baş döndüren dünyası oldukça ilgi çekici.

Siber uzayda yer almanın bu yeni biçimi, aslında 1980’lerden beri süregelen bir gelişime sahip. Bugün gelinen aşamada 360 video yapım teknolojileriyle, mekan ve olaylardan 360 derecelik ortamlar yaratmak mümkün. İzleyici burada pasif bir konumda ve kafasını/telefonunu ivmelendirerek kaydedilmiş ya da tasarlanmış ortamı ancak gözlemleyebiliyor.

Sanal gerçekliğin asıl baştan çıkaran içerikleri ise etkileşime dayalı daha gelişmiş versiyonları. Dijital ortamda yaratılmış bu sınırsız siber uzamda izleyici aktif bir konumda. Deneyimlenen bu yeni gerçeklik ortamı, etkileşim sayesinde ve alternatifli senaryolarla izleyicinin yönlendirebildiği bir deneyime dönüşüyor. Artırılmış Gerçeklik teknolojilerinin de eklenmesiyle birlikte interaktivite ve deneyim daha da zenginleşiyor. Buna giyilebilir teknolojilerin ilerlemesiyle yeni duyumlar da eklenince görülen, duyulan ve hissedilen bu yeni gerçeklik, yeni etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

VR teknolojiler toplumsal sonuçlarıyla yakın geleceğin en tartışmalı alanlarından biri. Özellikle oyun ve porno sektörlerinde hızla yaygınlaşan Sanal Gerçeklik, izleyicilerin hakikati ve gerçek dünyayı algılama biçimlerini de dönüştürüyor. Bir oyunda cinayet işleyerek ilerlemesi beklenen bir oyuncu, zamanla oyundaki edimini gerçek hayatta da normalleştirebiliyor. Veya siber uzay ile çepeçevre sarılıyken oyun arkadaşlarına karşı sözel şiddet uygulamak da oyuncuya hiçbir ahlaki sorumluluk yüklemiyor. Kısacası VR oyunları da diğer bilgisayar oyunlar gibi çocuk ve gençlerin zihinlerinde, hakikat algılarında şiddeti normalleştiriyor ve kolayca kanıksanmasına yol açıyor. Hiper gerçekçi bir VR başlığı içinde ateş etmenin, hakaret etmenin, saldırmanın ve nihayetinde diğer insanları negatif etkilemenin ahlaki ve psikolojik sonuçları genç zihinlere farklı kodlarla yerleşiyor.

Bu anlamda Sanal Gerçeklik benliği şekillendiren hayati bir teknoloji. Her teknolojide olduğu gibi insan üretimi bilginin pozitif ve negatif yansımalarını da beraberinde getiriyor. Oyun ve porno sektörlerinin günlük sınırlardan taşmış tartışmalı içerikleri, bireylere haz dolu deneyimler yaşatabiliyor. Bir yandan da keşif ve öğrenme ihtiyacımızı karşılayan VR içerikler de bizleri fiziksel sınırlardan kurtarıyor. Örneğin yaratılan VR ortamlar, yaşlıları veya engelli bireylere uzak kaldıkları şeyleri yaşatabiliyor. Dünyanın dört bir yanından gençler aynı Sosyal VR ortamlarında birlikte deneyim tabanlı eğitimler alabiliyor ve bir proje üzerinde birlikte çalışabiliyor. Psikolojik rahatsızlıklar titizlikle hazırlanmış VR deneyimlerle tedavi edilebiliyor. Tüm bu farklı fonksiyonlar bizlere Sanal Gerçeklik teknolojilerinin sınırsız potansiyellerini gösteriyor.

İnsanlığı nasıl etkileyeceği henüz kestirilemeyen, baştan çıkarıcı olasılıklara gebe olan Sanal Gerçeklik teknolojisi de diğer çığır açan teknolojiler gibi ikircikli bir yapıda.

İzleyiciler bu yeni dünyalara dalış yaparak gerçeklikten bağını tamamen koparabilir ya da varolan gerçekliği pekiştirip pozitif yönde dönüştürecek deneyimler yaşayabilir. Bu elbette kullanıcıların yapacağı bilinçli tercihlere göre ilerleyecek bir süreç.

Dijital şiddet konusunda kendine has ve kritik bir altbaşlığa sahip olan Sanal Gerçeklikle ilgili bir giriş niteliğinde olan bu yazıyı, VR teknolojilerinin ikircikli yapısına odaklanacak iki ayrı yazı daha izleyecek:

Zalim Gerçeklik: Sanal Dünyanın Şiddet Dolu Deneyimleri”nde, başta oyun sektörü olmak üzere sanal gerçeklikte yükselen şiddet olaylarına ve bunların sonuçlarına farklı açılardan odaklanacağız.

Sert Gerçeklik: Sanal Deneyimle Davranış Değişikliği Mümkün mü?”de ise sanal uzaylardaki deneyimlerimizin, insan zihnindeki dönüştürücü gücünü keşfedeceğiz.

Deniz Yenihayat
TBİD Üyesi, Yazar, Reklamcı, Bağımsız Araştırmacı. Sibernetik Teknolojiler, Propaganda ve İşitsel Deneyimler üzerine araştırmalar yapıyor, çıktılar yayınlıyor. Teknolojiyi sorumlulukla kullanmayı ve geliştirmeyi savunuyor.

    “Dijital Şiddet ile Mücadele ve Hukuki Yöntemler” Webinarına Başvurular Başladı!

    Önceki Yazı

    Toplumsal Cinsiyete Dayalı Dijital Şiddet

    Sonraki Yazı

    İlginizi Çekebilir

    Yorumlar

    Yorum Yap

    More in Makale